|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
ALEVİLER; NE AKP’NİN, NE AYRILIKÇIKÜRTÇÜLERİN, NE DE İŞBİRLİKÇİ“DÜŞKÜNLER”İN PEŞİNDEN ASLA GİTMEZLER!
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu ve asli unsurlarından olan sayıları asgari 15 milyon civarındaki Alevi – Bektaşi inanç ve kültürüne sahip insanlarımızın üzerinde son zamanlarda onları istismara – yönlendirmeye – fırsat bulurlarsa kullanmaya yönelik türlü çeşitli fitne – fesat dolu tezgahın uygulamaya konulduğunu, çeşitli operasyon ve psikolojik harekat unsurlarının piyasaya sürüldüğünü endişe ile izliyor ve görüyoruz. Aleviler; ne AKP’nin, ne ayrılıkçı kürtçülerin, ne de işbirlikçi “düşkünler”in peşinden asla gitmezler! Lafı uzatmadan söyleyelim; Alevi – Bektaşi inanç ve kültürüne sahip va tandaşlarımız; ne AKP gibi “laiklik karşıtı odak” olmuş bir partinin peşinden gider, ne ülkenin birliğini ve bütünlüğünü bölmeye yönelik, bölücü – etnik ayrımcı siyasi kürtçülüğün ardına takılır, ne de dış güçlerin azınlık masallarına ve kışkırtmalarına inanırlar. Hele hele Alevi – Bektaşi inanç ve kültürünü kendi sapkın ideolojilerinin veya siyasetlerinin malzemesi ya da kalkanı yapmak isteyen karanlık odaklara hiç prim vermezler. Son aylarda şahsi hırsları ve beklentileri aklını aşmış, ruhunu – inancını felsefesini, fitne – fesat odaklarına kiralamış birkaç “düşkün” ve kendini bilmez Alevi kökenli insanı öne sürerek, Alevileri Türkiye Cumhuriyeti’nin temel kuruluş felsefesinden, milletin birliğinden ayırmaya – koparmaya çalışan türedi bazı isimlere ve sözde yeni bazı siyasi oluşumlara herkes dikkat etmelidir. Aleviler Cumhuriyet’e ve Atatürk’e gönülden bağlı, demokrasiyi ve insan haklarını içselleştirmiş, ideoloji ile inançlarını birbirine karıştırmayan ve laiklik ilkesine sıkı sıkıya bağlı bir büyük kitledir. Politika ve ideolojiler gelip geçici, inanç ve kültürler ise kalıcıdır. Kendisi de Alevi kökenli son derecede saygın ve bilinen önemli bir araştırmacı ve yazar olan Sayın Cemal Şener –ki bu konularda 30 civarında çok sayıda baskısı yapılan yayınlanmış yapıtlara sahiptir– Atatürk ve Aleviler’le ilgili konularda bakın kitaplarında neler yazmış, söz bu değerli yazarımızın: “…eğer bir gün yolunuz düşer de bir Alevi – Bektaşi evine konuk olursanız, bu yoksul ama sıcak evde bir olay hemen dikkatinizi çekecektir. Bir köşede bağlama sazı, gazete ya da dergiden kesilmiş soluk bir Hz. Ali resmi ve hemen yanında da Mustafa Kemal Atatürk’ün bir portresinin asılı olduğunu göreceksiniz…” (Atatürk Ve Aleviler; Etik yayınları, 15. baskı, s.16) “…şimdi gelelim Alevi sorunu ile Kürt sorunu arasındaki sosyolojik ilişkiye, Türkiye’deki Aleviler Kürt değil. Kürtçe ya da Zazaca konuşan Aleviler ise, sonradan Kürtleşen Türklerdir…” (Alevi Olayı; Etik yayınları, 35. baskı, s.125) “… Alevilik ise, Kürt kökenli değildir. Türkçe kökenlidir. Çünkü Aleviliğin kurucusu olarak kabul edilen Hacı Bektaş Veli, Türk’tür. Türkçe konuşup yazmıştır. Pir Sultan Abdal, Şah İsmail, Yunus Emre, Fuzuli gibi önemli Alevi düşünür ve dava adamları Türkçe, yazmış ve konuşmuşlardır. Bugüne kadar hiçbir klasik Alevi düşünürünün Kürtçe konuşup yazdığına tanık olunmamıştır. Kürtçe ya da Zazaca konuşulan Doğu Anadolu’nun bazı yörelerindeki, Alevi Cem ayinlerinde söylenen deyişlerin Türkçe okunmasının kaynağı da bu olsa gerekir. Zaten Osmanlı’nın Fars ve Arap etkisinde kalarak Türklere yabancılaştığı dönemde, bu etki sonucu ortaya çıkan Osmanlıcaya karşı Türkçeyi yaşatma mücadelesini Alevi ozan ve düşünürler vermiştir…” (Alevi Olayı; Etik yayınları, s.127) İşte yukarıdaki alıntılardan da anlaşılacağı üzere, Alevi – Bektaşi inanç ve kültürüne sahip 15 milyonu aşkın vatandaşımızın ezici bir çoğunluğu, Atatürk Cumhuriyeti’ne ve onun kuruluş felsefesine gönülden bağlıdır. İdeolojilerin, dış odakların, bölücülerin ve yobazların oyununa gelmezler. Ülkemizin birliğinden bütünlüğünden taviz vermez, Laik Demokratik Cumhuriyet’e herkesten çok kararlılıkla sahip çıkarlar. Kimse Alevi yurttaşlarımızın üzerinden ham hayaller ve nafile tezgahlar kurmasın. |
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Müdafaa-i hukuk Vakfı dergisiyle ve Yeniden Müdafaa-i Hukuk derneği'yle doğrudan veya
dolaylı hiçbir bağlantımız yoktur. © Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk dergisi. Tüm hakları saklıdır. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||